Blog yazmak, aslında okumayı davet etme sanatıdır ve bu davetin ilk sözünü tipografi verir. Arayüzünüz ne kadar güzel olursa olsun, metin rahatsız okunuyorsa ziyaretçi kalmaz.

Satır uzunluğuyla başlayın: satır başına altmış ila yetmiş beş karakter, gözün kaybını minimuma indirir. Bu blogda içerik alanını dar tutmamın sebebi bu. Satır aralığı ise font boyutunun bir buçuk katı civarında; başlıklar içinse çok daha sıkı bir değer, mesafe duygusunu korur.

Yazı tipi seçiminde tek kural yeter: metin bloklarında sade, iyi çizilmiş bir sans-serif veya serif; başlıkta ondan sadece biraz daha karakterli bir ağırlık. İki fonttan fazlası, hemen hemen her tasarımda gürültüye döner.

Son dokunuş ölçülü kontrast: gövde metni için gözü yormayan bir gri, başlıklar için gerçek siyah. Ayrıca Türkçe metinlerde İ ve i harflerinin çizimine dikkat edin; seçeceğiniz fontun Türkçe karakter setini tam desteklediğinden emin olun. Okunabilirlik, stilin önünden geçmez.