Sade bir arayüz, az öğe demek değil; her öğenin var olma sebebi olması demek. Yıllar içinde farklı projelerde sürekli geri döndüğüm birkaç ilkeyi bu yazıda topladım.
Birincisi beyaz alan cömertliği: öğeler arasına nefes payı koyduğunuzda hiyerarşi kendiliğinden belirir. İkincisi tek odak ilkesi: sayfada tek bir ana konu, yanında net bir ikincil katman. Üçüncüsü tutarlı aralık ölçeği: dört veya sekiz pikselin katlarıyla çalışmak arayüze sessiz bir düzen katıyor.
Dördüncüsü sınırlı renk paleti: bir nötr ton ve tek vurgu rengi çoğu projeye fazlasıyla yeter. Beşincisi varsayılanlara sadakat: tek bir iyi seçilmiş yazı tipi, on font ailesinden daha etkileyicidir. Altıncısı mikro etkileşimlerin ölçülü olması: geri bildirim hızlı ve yumuşak olmalı, gösterişli değil.
Yedincisi ise en zorlusu: bir şeyi ekleyebildiğinizde çıkarabilmek. Sadelik bir bitiş hali değil, sürekli süzülen bir süreçtir. Bu ilkeleri uygularken kendinizi rahat hissettiğiniz noktada durun; mükemmeliyetçilik sadeliğin düşmanıdır.